Sektörde Başlıca Sorunlar

erekbeton

Haksız Rekabet

Türkiye Hazır Beton Birliği üyesi olmayan bazı hazır beton üreticileri standart dışı-kalitesiz üretim ve faturasız satış yaparak sektörde haksız rekabete ve tüketicinin mağduriyetine yol açmaktadır. THBB üyesi firmalar, standartlara uygun ekipman ve üretimiyle, her türlü yasal ve etik yükümlülüğünü eksiksiz yerine getirirken, standarda uygunluk, çalışma ruhsatı, faturalı satış gibi yükümlülüklerini hiçe sayarak, ülkeyi ve devleti zarara uğratan hazır beton üreticisi firmalar maalesef gün geçtikçe çoğalmaktadır. Ayrıca, sektörde faaliyet gösteren bir çok firmanın maliyetlerin altında satış yapması kalite belgeli, standartlara uygun beton üreten firmaları olumsuz etkilemektedir.

Sektörümüzde Haksız Rekabet Yaratan Unsurlar

Satılan üründe şeffaf olmamak, Düşük kalitede standart dışı mal üretimi ve teslimi, Eksik miktarlarda beton teslimi, Faturasız satış, Maliyetlerinin altında beton satışı Denetimsizlik Haksız rekabetin önlenmesi ve rekabet koşullarının sağlanması için hazır beton üreticilerinin kesintisiz denetlenmesi gerekmektedir. Ancak, Yapı Denetim sisteminin mevcut haliyle yetersiz kaldığı ve yapı denetim firmalarının beton konusunda yeterli bilgi ve deneyime sahip olmadıkları bilinmektedir. Şantiyelerde Denetimsiz Beton Üretimi İnşaat firmaları tarafından, günümüzün gereksinimlerine uymayan şartnameler gereği şantiyelere gelişigüzel kurulan beton santrallerindeki denetim dışı üretim, yanısıra bu santrallerin yarattığı görüntü ve çevre kirliliği ile maddi kaynak israfı da, dikkat edilmesi gereken başka bir konudur. Bu firmalar, söz konusu santralleri kendi ihtiyaçları için kuruyor olmalarına karşın, dışarıya da satış yapmaktadır.İsterseniz kaliteden ödün verip hakısz rekabet yapan diğer ürünlere bakalım;

erekbeton
erekbeton

Ruhsatlandırma

Ürünün doğası gereği kullanım yerine yakın bir alanda bulunması gereken hazır beton tesislerinin kuruluş ve işletme aşamalarında, ruhsat ve diğer izinler konusunda yerel yönetimlerle yaşanmakta olan sorunlar, sektörün önemli gündem maddelerinden biri olmaya devam etmekte, yerel yönetimlerin bu konularda bilgi ve deneyim sahibi fazla elemanları olmayışı zaman zaman sıkıntılara neden olmaktadır. Belediyelerin, bu tür sektörel denetim ve ruhsatlandırma işlemlerinde, ilgili mesleki kuruluşlarla işbirliği yapmaları, o kuruluşlardan danışmanlık almaları sağlanmalı ve çevre koşullarına göre belirlenen niteliklere sahip tesislerin kurulması teşvik edilmelidir.

Teşvik Fazlalığı – Bölgesel Dengesizlik

Hazır beton tesisleri genellikle 80 – 120 m3/saat arasında kapasitelerde kurulmaktadır. Bu da, tesis başına 225.000 m3/yıl kurulu üretim kapasitesine karşılık gelmektedir. THBB verilerine göre, 2004 yılı itibarı ile sektörde faaliyet gösteren firmaların sayısının 560 olduğu düşünülürse ülke genelinde kurulu toplam üretim kapasitesinin 125 – 130 milyon m3 civarında olduğu görülecektir. Bugün ülkemizde özellikle Marmara ve Ege bölgelerinde teşviklerin de etkisiyle, hazır betonda kapasite fazlalığı yaşanmakta iken, Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde yeterli kapasiteye henüz ulaşılamamıştır. Dolayısıyla, ülke genelinde tesis sayısı ve üretim açısından bir dengesizlik mevcuttur. Kapasite fazlalığının bulunduğu bölgelerde, giderek kalite düzeyini de olumsuz yönde etkileyen fiyat rekabetleri yaşanmakta, bu da sektöre zarar vermektedir. Bu durumun önüne geçilmesi için teşvik planlamalarının daha dar alanlar için ve çok dikkatli yapılması, gerçekten ihtiyaç bulunan noktalarda uygulanması ve yerel yönetimlerle mesleki kuruluşların bu konudaki deneyim ve birikimlerinden yararlanılması gerekmektedir.

erekbeton
erekbeton

Kaliteli Agrega Temini

Sektörün agrega ihtiyacı giderek artmakta, ancak agrega kaynakları daralmaktadır. 1 m3 betonda, ortalama 1.8 ton agrega kullanıldığı düşünülürse, agreganın beton üretimi açısından taşıdığı önem daha iyi anlaşılacaktır. Kalitesi yüksek doğal agregaların özellikle su kaynakları civarında bulunması, bunların çıkartılması konusunda yerel yönetimler ve sektör mensupları arasında anlaşmazlıklara neden olabilmektedir. Agrega üretiminin kuşkusuz doğal çevreye zarar verilmeden gerçekleştirilmesi gerekmektedir; agrega ocaklarının bazılarının Özel İdare bazılarının ise Maden Kanunu kapsamında bulunması yetki karmaşası yaratmaktadır. Maden Kanunu’nun revize edilerek, bu ocakların tümünün bu kanun kapsamına alınması ve bu sektörün, uzun vadeli programlar yapmasına izin verecek yasal altyapının oluşturulması gerekmektedir.

Trafik Kısıtlamaları

Bazı büyük kentlerimizde il trafik komisyonları transmikser araçları için trafiğe çıkma saatlerini de kısıtlamaktadırlar. Trafik Kanunu ile 3 akslı araçlar için getirilen azami yük sınırı 26 Ton’a indirilmiştir; ancak, hazır betonun santralden döküm yerine taşınması için özel olarak tasarlanmış olan 3 akslı ‘transmikserlerin’ (7-8 m3 beton ile birlikte ) yüklü ağırlığı 26 ton’u geçmektedir. Bu durum; araçların kapasitelerinin altında çalışarak daha fazla sefer yapmak zorunda kalmalarına, daha fazla yakıt sarfetmelerine, maliyetlerin yükselmesine, dolayısıyla beton fiyatlarının yükselmesine neden olmakta; inşaat mevsimlerinde beton taleplerinin gereğince karşılanamamasına, özellikle zaman faktörünün önemli bir rol oynadığı okul, hastahane, kamu binaları, vb inşaatlarda gecikme ve aksamaların meydana gelmesine yol açmakta; araç parkının tümünü dört akslı dönüştürme zorunluluğuyla karşı karşıya bırakılan sektör mensubu firmalara katlanılması mümkün olmayan bir maliyet getirirken, yurt ekonomisi için de önemli bir kaynak kaybına neden olmaktadır.

Pek çok Avrupa ülkesinde, kamu hizmeti yaptıkları gerekçesiyle beton transmikserlerine geçiş önceliği tanınırken, hazır betonun yaygınlaşmasına son derece ihtiyaç duyulan ülkemizde, normal hizmetin bile aksamasına neden olan tonaj ve trafik kısıtlamasının makul bir çözüme kavuşturulması zorunludur. Tonaj kısıtlamasının aşılması için ilgili kurumlarca, tekniğine uygun ilave aks kullanımına izin verilmelidir; trafiğe çıkış kısıtlamaları ise bölge ve ilin ihtiyaç ve özellikleri de göz önüne alınarak, yönetmeliklerle belirlenip, uygun bir çözüme kavuşturulmalıdır.

erekbeton
erekbeton

Haksız Rekabetin Önlenmesi İçin Öneriler

THBB’nin Hazırladığı Örnek Listeler Kullanılmalı

Betonun teknik ve diğer özelliklerinin açıkça ortaya konması, fiyat tekliflerine şeffaflık sağlayacaktır. Bu açıdan THBB tarafından hazırlanan örnek listeler kullanılmalıdır.

Tüm Üreticiler Denetlenmeli, Başarılı Olamayanların Üreticiliğine Son Verilmeli

Türkiye’de sektörel denetimin ilk örneklerinden biri olarak 1996 yılında kurduğumuz ve 2004 yılında Avrupa Birliği entegrasyonu sürecinde yeniden yapılanan Kalite Güvence Sistemi (KGS) akredite bir şekilde belgelendirme hizmeti vermeyi hedeflemektedir. Bayındırlık ve İskan, Sanayi, Çevre ve Orman Bakanlıkları, Üniversiteler, Mühendis ve Mimar Odaları, TÜBİTAK, Türkiye Belediyeler Birliği ve sektörün önde gelen sivil toplum kuruluşlarının katılımı ile 20 üyeden oluşan bir Kurul tarafından yönetilen KGS’nin akredite edilerek tüm hazır beton tesislerini denetlemesi sağlanmalı, Bayındırlık Bakanlığı gündeminde bulunan hazır betonun da dahil olacağı Yapı Malzemeleri Yönetmeliği kapsamında, ulusal uygunluk işaretlemesi (G) gerektiren ürünlere yönelik tebliğ bir an önce çıkarılmalıdır. Böylece, kalite belgesiz hazır beton yasaklanmalıdır.

erekbeton
erekbeton

İrsaliyeler Kantar Fişleri ile İlişkilendirilmeli

Miktar konusunda haksız rekabete yol açan korsan firmaların engellenmesi açısından m3 bazlı satış irsaliyeleri kantar fişleri ile ilişkilendirilmelidir.

Kayıtdışı Faaliyette Bulunanlar İlgili Mercilere Şikayet Edilmeli

THBB mali denetimin yapılabilmesi için, sürekli olarak resmi mercilere müracaat etmekte,  bilgi vermektedir. THBB Üyeleri kayıt dışı faaliyette bulunmamaktadır. THBB üyeleri, faturasız satış yapan üreticileri şikayet etmeli veya THBB hukuk departmanına bildirmelidir.

erekbeton
erekbeton

Maliyetlerin Altında Satış Yapılmamalı

THBB tarafından örneği oluşturulan ve her üyenin kendi bölgesinde kendisi ve diğer hazır beton üreticileri için, kolayca hesaplayabileceği maliyet analiz fiyatının altında satış yapılmamalıdır.
Diğer Öneriler

Elle Beton Üretimi Yasaklanmalı

Deprem kuşağında bulunan ve yapılaşmanın yoğun olduğu yurdumuzda inşaatlarda kesinlikle standartlara uygun, yüksek dayanım sınıflarında üretilmiş betonların kullanılması gerekmektedir; betonun kaliteli olabilmesi ise, ancak modern hazır beton tesislerinde, bilimsel yöntemlere göre imal edilip, standartların öngördüğü şekilde kalıplara yerleştirilmesiyle mümkündür. TS 500 Standardı’nda, beton üretiminin ancak otomatik tartım, yani  ‘hazır beton’ şeklinde yapılabileceği belirtilmektedir. Öncelikle, betonun ilkel çağdışı bir yöntem olan elle veya betoniyerle karıştırılarak hazırlanması kesinlikle kanunlarla yasaklanmalıdır.

erekbeton
erekbeton

En Az C 30 Dayanımı Sınıfında Hazır Beton Kullanılmalı

Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca, deprem bölgelerinde, yani ülkemizin tamamına yakınında, kullanılacak beton sınıfı en az C 20’dir. Ancak, Türkiye’nin önde gelen üniversitelerinden inşaat mühendisliği profesörlerinin 2001 yılında 17 Ağustos Depremi’nin yıldönümü nedeniyle yayınladıkları ‘Betonda Kalite Deklarasyonu’na göre, dayanım ve uzun ömür açısından yapılarda kullanılması gerekli en düşük beton dayanım sınıfı C 30’dur. Bu nedenle, korozyon açısından inşaatlarda kullanılması zorunlu en düşük beton dayanım sınıfı en az C 30 olmalıdır.

İnşaatlarda Beton Uygulamalarında Eğitimsiz ve Sertifikasız Eleman Çalıştırılmamalı
 
Betonun üretim kalitesi kadar, şantiyede kalıba gereğince  yerleştirilmesi ve döküm sonrası bakımı da çok önemlidir; bu yüzden şantiyelerde çalışan kalfalar, mesleki konularda muhakkak eğitilmeli, inşaatlarda mesleki eğitim sertifikası bulunmayan, bilgisiz, deneyimsiz kalfa ve işçiler çalıştırılmamalıdır; aksi halde, zemin, proje ve malzeme doğru dahi olsa, yetersiz uygulama yüzünden kötü sonuçlarla karşılaşılacaktır.

Erek Betonla İletişime Geçebilmek İçin Bir Tık Uzağınızda